Bakan Fidan’dan ABD ve İran’a uyarı: Ateşle oyun yangına dönebilir

Bakan Fidan’ın açıklamalarından satır başları şöyle; Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılım sürecine aşamalandırma yöntemiyle yaklaştı. Terör endişesi ilk Madrid’de belirtildi. PKK-YPG FETÖ’ye destek verilmemesini taahhüde bağladık. Terörle mücadele yanında yaptırımların kalkması konuşuldu. Terörle mücadeleyi diplomasi yoluyla da ilerlettik.

“SESSİZ BİR DİPLOMASİ ORTAYA KONDU”

Sessiz bir diplomasi ortaya kondu. Aslında neler tartışıldığının, hangi istikamette gidildiğinin çerçevesi Vilnius’ta ortaya çıkan ve kamuoyuyla paylaşılan mutabakatta çok açık ortada. Biz sadece bunun teknik detaylarını ve müzakere sürecini de paylaştık. Tabi her ülkenin kendi hassasiyetleri kendi konuları var. Burada birden fazla ülke var. Belli konular perde gerisinde farklı türden tartışılmak durumunda. Bunları belli bir noktada çözüme bağladık. Daha sonra sırasıyla Hollanda’nın, Kanada’nın bazı Avrupa ülkeleri’nin yaptırımları kaldırdığını görmeye başladık.

BIDEN’IN KONGRE’YE F-16 MEKTUBU

Biz İsveç’le ilgili yasayı Meclis’ten geçirir geçirmez Biden Kongre’ye bir mektup yazdı. Daha sonrasında biliyorsunuz; Cumhurbaşkanımız onaylayınca da anlaşmanın ev sahibi ülkeye deposite edilmesinin akabinde onlar da hemen eş zamanlı olarak Kongre’ye bildirdiler.

Teknik olarak baktığımız zaman olayın tarihine baktığımız zaman, normalde ABD idaresi kongreyle anlaşmadan, ön anlaşma yapmadan bunları göndermiyor. Bu mümkün olsaydı bu zamana kadar gönderirlerdi. Kongrenin bir takım hassasiyetleri şartları vardı. Bu yönde bir anlaşma olduğunu, İsveç’in üyeliği karşısında adım atılacağı yönünde bir ön mutabakatımız oldu.

Süreç şöyle işliyor; siz gönderdikten sonra iki hafta süren bir bekleme süreci var. O süreçten sonra bu yürürlükte oluyor. Şu anda önümüzdeki cumartesi inanıyorum bu iki haftalık süreç tamamlanacak.

Biliyorsunuz F-35 ile ilgili problem ve bizim programdan çıkarılmamız. Bizim kendi hava savunma yeteneklerimizi geliştirme arayışımızın ve politikalarımızın bir yansıması olarak karşımıza çıktı. NATO ortaklarımızdan biz bu konuda beklediğimiz desteği göremediğimiz zaman hava savunma sistemleriyle ilgili Rusya’yla yaptığımız bir s-400 anlaşmamız var. Bu anlaşmayı bahane göstererek Amerikalılar kendi yasal çerçevelerinde bir tavır ortaya koydular.

Tabi burada F-35’in biz sadece müşterisi değil, aynı zamanda üretici ortaklarından biriydik. Türkiye’nin maddi kaybının yanı sıra ortaya koyduğu kapasiteyle bir zararı söz konusu. Şimdi bunu elimine etmek için çalışmalarımız devam ediyor. Özelikle maddi zararın tazmini açısından, İlgili makamlarımızın ciddi yoğun çalışmaları var. 

“O ZAMANA KADAR DENGELER DEĞİŞİR”

F-35’in Yunanistan’a verilmesi meselesi; Yunanistan da biliyorsunuz özellikle NATO üyesi olduğu için ABD’nin ürettikten sonra bir grup dağıtacağı ülkeler listesindeydi. Burada 2030’dan sonra bazı konuların F-35’lerin teslimi öngörülüyor. O zaman kadar ne olur? Dengeler nasıl değişir? Tabi bunu takip etmek lazım.

ABD-İRAN GERİLİMİ

Gazze savaşıyla bölgesel yayılma riskini söylemiştik. İki taraf da belli bir aşamaya geçilmesini istemiyor. Ateşle oynuyorlar. Bölgesel yayılmadan kaçınmak lazım. Durum iyi değil. Daha büyük bir yayılmayla karşı karşıya kalabiliriz

PUTİN’İN TÜRKİYE ZİYARETİ

Kendisinin ziyareti ile bazı konuları konuşma imkanı olacak. Başta enerji konusu olmak üzere birçok konu masada olacak.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir